13 Mayıs 2008 Salı

Nostalji, 2007

Bu videoyu babacığımın doğumgününden hemen sonra yapmıştım. O zaman nereden bilecektim bir gün blogta yayınlayacağımı? Bir deneme yapayım da şu gönderi oluşturma kısmındaki "video oluştur" linki nasıl çalışıyormuş göreyim istedim. Bu arada, önce iki üç defa kendim izledim önce. Yaptığım videonun takdir edilmesinden çok kendi hislerime odaklanmışım, bir sene önceki hislerim şimdi bile yüzümü gülümsetti. Mutluluk, MUTLU ANLARIMIZ ne zaman olursa olsun her hatırlandığında insanların yüzünü güldürüyor. Bunu bu gün bir kez daha gördüm. İyi seyirler...
video

12 Mayıs 2008 Pazartesi

A School Trip To Doğa Club

HEEEEEYYYY!!!!

I went to Doğa Tatilköyü last Saturday with English Language department students and instructors. The sun was shiny and I had a perfect time. I think we needed refreshing ourselves as we are all bored with assignments, projects and many tiny (I call them cart curt sometimes.). So we left ourselves to the hands of nature.

We rode bike, walked around, ate a lot! They played valleyball; but not me! Hate valleyball since I was a child. I have a poor visual- kinesthetic accomodation so I can't hit a ball coming from the air to my head.

However, we all felt a bit sad because of some friends' absence. We took some photos of us; standing in front of a beautiful scene. :)) You see ME and my friends on photos.







Now, let me announce you the beautiful, pretty, hard-working organization manager of such a magnificent picnic: Ms. SERRA GÜRLER!!!!! We thank her for this organization which she has considered and planned every single thing in order to make us happy. I'm sure that, she couldn't sleep for weeks to plan it and to attend her lessons, to do her assignments. That's why, I think she deserves more than just a "Thank you".

NOTE: HEEEEEEEEEEYYYY! İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİ UYUYONUZ MUUU?? Tam bir satır (arada boşluk da var, 2 oluyor) önce yazdıklarımı düşünün lütfen! Beraber Serra!ya bir teşekkür hediyesi alalım, kendimiz yapalım. El emeği, göz nuru her şey olabilir. Hem hediyenin ucuzu, pahalısı, büyüğü, küçüğü olmaz. Elimizden geldiği kadarıyla ufak da olsa bir teşekkür hediyesi güzel olur. Benimle aynı görüşü paylaşan arkadaşlardan haber bekliyorum. Aynı şekilde 4. sınıflarla da bağlantıya geçelim. Bakalım onlar ne diyor bu işe?

9 Mayıs 2008 Cuma

Dairy/ Diary... What's the difference??

End up my homework at 02: 30 last night. Slept till 06:40. Now, this two- week marathon finishes and finally, I have some time to refresh myself. Tomorrow, going to Şile for the picnic of my class. Hope, it won't rain tomorrow. By the way, why am I so pessimistic?

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Dairy/ Diary :)) of the Week

Sorry for being late to add you in my links, Biyonik Kedi! Unfortunately, I'm writing this post at the library of my school and I will deal with adding you on the list as soon as I get home. I've been studying on my presentations. They're killing me softly.

Had only three hours slept last evening and feeling like a bomb now! I don't know how I maintain my energy to sing songs, to laugh. Even, I have some quarells, every day, with my brother and my father who are always keeping computer busy when I need it. Sometimes I listen a song and keep singing it till the day ends. Guess I'm getting mad...

Anyway, I did my presentation today in a very active way and it lasted very very long. I didn't realize how the time flew. There were a few activities and actually, I enjoyed. Pardon me, there's no video record of it! But later, I will send another presentation of mine to youtube and then, I will publish it on my blog. You'll see what a bad presenter I am.

Of course, I did a few things for the benefits of my environment. Last weekend, I studied English with my brother who seems to be successed in his exam yesterday, hopefully. Studying with such an energetic boy makes you feel tired. I was diying when he said "Let me get a glass of water." just as he had sat and had begun doing his exercises. At those times, I, seriously thinking and taking a deep breath, try to be patient. However, it's impossible to maintain your patience every time. So I aggree the ones who say "teaching is one of the blessed ways; but very hard!" I often imagine myself as a hopeless teacher. I suppose, the whole benefit session ends here. If there are any missing points, please comment on or tell me.

What about the things I didn't do or didn't achieve? Well, there are many of them. Firstly, though I wished to go camping to Sapanca with guys from the club that I am one of the members; I couldn't!!! It was all for studying with my brother. In addition, according to my plan, I would read some chapters from my HTR instructor's book. It was given as a midterm exam- homework and next week, I'm supposed to summarize and paraphrase some chapters and hand it to the instructor next week. But, everything is just as white as an empty paper! Also, I was supposed to design my website for EDEN 312; yet, I had no time and no knowledge about how to do that. So I didn't do that. I don't think that Derya Hoca was helpful for this process. I need to discuss it with one of my friends who knows about this designing techniques. CAN SOMEBODY HELP ME PLEASEEEEEEEE!!!! S.O.S.

Next week, on Monday, I have another presentation which will last for ten minutes and it is an easier subject, observing self dychotomy. I have watched my friends and learned what to do. Actually, it seemed enjoyable and easy. Today, I need to begin my assignment for Friday, Listening& Speaking in ELT classes. Is there anyone who has only one separate plan for a speaking activity? I want only one! I can arrange the second one.

1 Mayıs 2008 Perşembe

Bu Türkiye'ye yakışmadı...

1 Mayıs, emekçilerimizin, işçilerimizin bayramı iken bu gün bir anda kargaşa, kavga ve şiddetin hüküm sürdüğü Kaos Günü'ne döndü. Bu yurdun bir vatandaşı, genci olarak bir kaç gün öncesine kadar "1 Mayıs yürüyüşlerine katılıcam!" diye ortalarda gezinirken ailemin de uyarılarıyla bu karardan vazgeçtim. İyi ki vazgeçmişim...

Her sene büyük bir coşkuyla, yürüyüşlerle kutlanır 1 Mayıs İşçi Bayramı. Ancak bu yıl Taksim Meydanı'na yapılacak olan yürüyüş, polisin darbesine maruz kaldı. Otoriteler bu durumu "DİSK'in bu kadar ısrarcı olacağını düşünmemiştik" şeklinde değerlendirdi ve aynı otorite polis güçlerini harekete geçirerek DİSK binasını kuşatma altına aldı. Polis güçleri, amaçları sadece yürüyüş yaparak bayramlarını kutlamak isteyen çalışan sınıfını postallarının altında ezmek istedi. Nedense aynı zaman dilimi içerisinde polis bir hastahaneye gaz bombası atarak oraya iyileşmek için gelmiş, tıpkı dışarıda yürüyüşe hazırlananlar gibi suçsuz insanları hedef aldı.

Bu durum bana hoşuma giden iki sözü hatırlattı:
"Kontrolsüz güç, güç değildir."- (sanırım) Pirelli reklamlarının sloganı
"Büyük güç , büyük sorumluluk gerektirir."- Peter Parker'ın amcası.

Bu iki sözün anlamı benim için çok büyük. "Güç" dediğim kavram, onu elimde tuttuğum sürece, yeteneklerim doğrultusunda; iyiyi, güzelliği, doğru olanı koruyabilmem; kaosa, kötülüğe, şiddete, ahlaksızlığa yol açan unsurların sonuçlarını iyileştirebilmem ve her zaman doğru olanı desteklemem için bana gereken, cesaret ve yaşama isteğidir. Elbette bu benim bireysel olarak elimde tuttuğum "güç".

Devletlerin gücü ise kendilerini destekleyen halktan gelir. Bu nedenle en büyük sorumlulukları halkla ilgili olanlardır. Yasa ve yaptırımları halkın ortak olarak onayladığı unsurlar olmak zorundadır. Bunun yanında, devletler halklarının geleceğini ve önceliklerini düşünerek hareket etmeli, halkları arasındaki barışı sağlamalı, insanlarının can ve mal güvenliğini korumalıdır. Ancak hiçbir devlet, halkı tarafından bayram olarak ilan edilmiş bir günde halktan insanlara zulüm edemez; aksine halkı destekler, halkın eleştirilerine açık olur ve bu eleştiriler doğrultusunda eksiklerini tamamlar.

İşte bu nedenlerden ötürü, ülke dışında veya içerisinde söz sahibi olan hükümet ya da devlet, en büyük güç sahibi olan unsurdur ve bu gücün gerektirdiği şekilde, insanlarının yararına olacak bir devlet politikası izlemeli; halkından aldığı bu gücü zorbalık, işkence ve darbe için kullanmaMAya dikkat etmeli, kontrolü elinden bırakmaMAlıdır. Bütün bunlar bir devletin en büyük sorumluluklarıdır.